12 Eylül Sonrası Ülkücülere Gelen Teklif
Kullanılmak örneği Amerikan filmlerinden de anımsanacağı gibi evrenseldi. Herkesin anımsayacağı bir örnek vardı. Rambo filminde Albay, eski askeri Johny ile şöyle konuşuyordu:
“Nasılsın Johny?
İyiyim.
Seni böyle bir yere gönderdiklerine üzüldüm.
Daha kötülerini de gördüm.
Sen beni dinler misin? Uzakdoğu’daki Cobra operasyonuna yardımcı olabilecek kişileri bilgisayar saptadı. Bu görev için seninle beraber üç kişinin adını verdi.
Neden şimdi, neden ben?
71′de senin kaçtığın bu kamp, hedef bölgesinde. Kimse orayı senin kadar iyi bilemez…
Bu sefer kazanacak mıyız?
Bu sefer sana bağlı. ”
Vietnam Savaşı sonrası Rambo’ya gelen bu teklifin aynısı 12 Eylül sonrası cezaevindeki ülkücülere de geldi. Katliam sanığı olarak Mamak’ta yatan İbrahim Çiftçi, MİT görevlisi bir istihbaratçı yüzbaşının getirdiği teklifi hâlâ unutamıyor:
“- Güneydoğuda ihtilal idaresinin beceremediği hadiselere karşı bizim mücadele etmemiz istendi. PKK ya,
ASALA’ya karşı veya Türkiye’nin maruz kaldığı hareketlere karşı mücadele etmemiz teklif edildi.
Yani sonuçta sizi hapishaneden alacaklardı, eğer kabul etseydiniz, tutukluyken?
Göndereceklerdi, ama bunun sonu ne olacaktı? Orada her şartta ölecektik. Ölüm bizi korkutmaz, ama kullanılmak bize ağır gelir, nefsimize. Onun için reddettik. ”
Avukat Can Özbay aynı tür önerilerin öğrencilik yıllarında kendisine de geldiğini anlatıyor:
“Ankara Hukuk Fakültesi Ülkü Ocağı başkanıyken birtakım siviller tarafından karşı kahvelere çağrıldım. Yüzünü gazetelerle kapatmış bazı şahıslar benim cesur olduğumu, hiçbir tehlikeden korkmadığımı, komünistlerle iyi mücadele ettiğimi, komünistlerle yaptığım bu mücadeleyi devlet saffmda yürüttüğüm zaman gerekli yardımı yapacaklarını, gerekli parayı vereceklerini söylediler. Yüzüne gazete kapatan bu şahıslara, ‘Biz ülkücüyüz, biz devletin tabii fedaileriyiz, devletin gönüllü askerleriyiz, öyle olunca, bırakın biz mücadelemizi kendimiz yapalım. Sizden para pul istemiyoruz, mevkii makam istemiyoruz. Ayrıca ne ad altında olursa olsun herhangi bir görev kabul ettiğimiz takdirde kendi teşkilatımıza sorumlu düşeriz’ diye, bunları kibarca savdık başımızdan. ”
Ama bazıları reddetmedi. Çünkü koşullar cazipti. Bir şekilde yakalanırlarsa, firar etmelerine göz yumulacaktı. Hem içeriden kurtulacaklar, hem eski mücadelelerine devam edeceklerdi. Anlaşıp kolları sıvadılar.
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Duis vitae risus ut lectus adipiscing mollis. Cum sociis natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Suspendisse potenti. Mauris condimentum erat vitae elit. Aliquam laoreet sem sit amet tellus. Vestibulum vel urna tristique erat vehicula malesuada. Nam scelerisque. Nam molestie cursus urna. Aenean ac dui. Mauris laoreet. Curabitur augue nulla, semper quis, ultrices non, facilisis eget, urna. Ut in lectus.